TCK m. 192/3, uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarında, suç resmi makamlarca haber alındıktan 'sonra' gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişiye ceza indirimi öngörmektedir. Bu yardımın 'gönüllü' olmasından ne anlaşılmalıdır?
Bu yardımın 'gönüllü' olması, failin herhangi bir baskı, zorlama veya kaçınılmaz bir yakalanma durumu olmaksızın, kendi iradesiyle bilgi vermesi anlamına gelir. Örneğin, polis tarafından suçüstü yakalanmış ve delillerin tamamı ele geçirilmiş bir failin, artık saklayacak bir şeyi kalmadığı için yapacağı açıklamalar 'gönüllü' bir yardım olarak kabul edilmeyebilir. Gönüllülük, failin, henüz tüm deliller ortaya çıkmamışken veya soruşturma henüz derinleşmemişken, sürece kendi isteğiyle olumlu bir katkıda bulunmasını ifade eder. Failin bu yardımı, samimi bir pişmanlıktan ziyade, ceza indirimi elde etme amacıyla yapması, yardımın gönüllü niteliğini ortadan kaldırmaz. Önemli olan, yardımın özgür iradeye dayanması ve soruşturmaya somut bir fayda sağlamasıdır.