Bir işyerinde, asıl işverenin işçileri ile alt işverenin işçilerinin aynı ortamda, aynı işi, asıl işverenin emir ve talimatları altında birlikte yapmaları, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerliliği açısından ne anlama gelir?
Bu durum, 4857 sayılı İş Kanunu m. 2/7 ve Yargıtay içtihatları uyarınca, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin 'muvazaalı' (danışıklı) olduğuna dair çok güçlü bir karine teşkil eder. Geçerli bir alt işverenlik ilişkisinde, alt işverenin kendi işçileri üzerinde kendi yönetim ve denetim hakkını kullanması, işi kendi organizasyonuyla yürütmesi esastır. Eğer asıl işveren, alt işveren işçilerine doğrudan emir ve talimat veriyor, kendi işçileriyle ayırt etmeksizin aynı işi yaptırıyorsa, bu durum, alt işverenin sadece bir aracı (işçi simsarı) olduğunu ve asıl amacın işçilik maliyetlerini düşürmek veya sendikal hakları engellemek olduğunu gösterir. Bu tespit, ilişkinin muvazaalı sayılmasına ve alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi kabul edilmesine yol açar.