Önalım hakkı davasında dinlenen tanık beyanlarının, bedelde muvazaa iddiasını ispatlamaya yeterli olup olmadığı değerlendirilirken hangi kriterler göz önünde bulundurulur? Soyut tanık beyanlarının bilirkişi raporuyla çelişmesi durumunda hangisine itibar edilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180652

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: HGK, E. 2017/2262, K. 2019/649), bedelde muvazaa iddiasını ispat için dinlenen tanık beyanlarının hükme esas alınabilmesi için, tanıkların 'görgüye dayalı' bilgisinin olması gerekir. Yani, tanıkların satış bedelinin belirlenmesi sürecine, pazarlıklara veya ödeme anına bizzat şahit olmaları veya bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmaları beklenir. Başkalarından duydukları veya kendi tahminlerine dayalı 'soyut' beyanlar, tek başına muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Eğer bu soyut tanık beyanları, taşınmazın gerçek değerini bilimsel ve teknik verilere (emsal satışlar, yapı maliyetleri vb.) dayanarak belirleyen bilirkişi raporuyla da çelişiyorsa, kural olarak objektif ve somut verilere dayanan bilirkişi raporuna itibar edilmelidir. (Bkz. www.zulkufarslan.av.tr/dava-konusunun-ucuncu-kisiye-devri/)