Yargıtay, bir sanığın uyuşturucu madde ticareti suçuna iştirak ettiğine ilişkin, kovuşturma aşamasında beyanından dönen bir tanığın sadece soruşturma aşamasındaki soyut beyanını mahkumiyet için yeterli delil olarak kabul eder mi?
Hayır, kabul etmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K. 2019/57 sayılı kararında da görüldüğü gibi, ceza yargılamasının temel ilkesi 'şüpheden sanık yararlanır' ve mahkumiyetin kesin ve inandırıcı delillere dayanması gerekliliğidir. Duruşmada çelişkili beyan veren veya önceki beyanından dönen bir tanığın, sadece soruşturma aşamasında (polis veya savcılıkta) verdiği ve başka hiçbir somut delille (örneğin, sanığın üzerinde veya evinde uyuşturucu bulunması, teknik takip, fiziki takip tutanakları vb.) desteklenmeyen soyut beyanı, tek başına mahkumiyet hükmü kurmak için yeterli değildir. Bu durum, delillerin duruşmada doğrudan doğruya tartışılması ilkesine de aykırıdır. Bu nedenle, başkaca delil yoksa beraat kararı verilmesi gerekir. (Bkz. avmehmetgenc.com/uyusturucu-madde-ticareti-sucu-ve-cezasi)