Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararına direnen bir ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararının, 'yeni hüküm' sayılmasına yol açan durumlardan biri de 'bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak'tır. Bu durumu bir örnekle açıklayınız.
Örneğin, bir cinayet davasında yerel mahkeme, sanığı mevcut delillere göre mahkum eder. Yargıtay, delillerin yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı bozar ve belirli bir tanığın dinlenmesi veya bir kamera kaydının incelenmesi gibi ek araştırmalar yapılması gerektiğini belirtir. Yerel mahkeme, bozma kararına 'direndiğini' belirtse de, Yargıtay'ın işaret ettiği tanığı dinler veya kamera kaydını getirtip inceler ve bu yeni delillere de dayanarak, gerekçesini güçlendirip tekrar aynı mahkumiyet kararını verirse, bu karar artık bir 'direnme kararı' değil, 'yeni hüküm'dür. Çünkü karar, bozma öncesi dosyada bulunmayan ve Yargıtay denetiminden geçmemiş yeni delillere dayanmaktadır. Bu nedenle dosya, temyiz incelemesi için CGK'ya değil, ilgili Yargıtay ceza dairesine gönderilmelidir. (Bkz. barandogan.av.tr/blog/mevzuat/direnme-karari-ve-yeni-hukum-sayilan-haller.html)