Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçunda, sanığın soyut ikrarı dışında, satıldığı iddia edilen maddenin ele geçirilememesi ve niteliğinin teknik olarak belirlenememesi durumunda mahkumiyet kararı verilmesini nasıl değerlendirmektedir?
Yargıtay, bu durumu mahkumiyet için yetersiz görmektedir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin K.2017/4395 sayılı kararında da belirtildiği gibi, uyuşturucu madde ticareti suçunun maddi konusunu 'uyuşturucu veya uyarıcı madde' oluşturur. Bu nedenle, suçun sübuta ermesi için öncelikle ortada TCK m. 188 kapsamında bir uyuşturucu veya uyarıcı maddenin varlığının kanıtlanması gerekir. Sanığın soyut ikrarı (örneğin 'ben ona esrar verdim' demesi), maddenin ele geçirilememesi, bu nedenle niteliğinin ve miktarının kriminal laboratuvarda analiz edilerek kesin olarak belirlenememesi halinde, tek başına mahkumiyet için yeterli değildir. Çünkü ikrar edilen şeyin gerçekten yasaklanmış bir madde olup olmadığı şüpheli kalmaktadır. Bu durumda, 'suçun maddi unsurunun yokluğu' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekir. (Bkz. avmehmetgenc.com/uyusturucu-madde-ticareti-sucu-ve-cezasi)