HMK m. 236 uyarınca, mahkemenin yargı çevresi ile aynı il sınırları içinde ancak farklı bir ilçede oturan davalıya, yemin etmesi için istinabe (talimat) yoluyla tebligat yapılması usule uygun mudur? Bu şekilde yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen davalının yeminden kaçınmış sayılmasının sonuçları nelerdir?
Hayır, usule uygun değildir. HMK m. 236, istinabe yoluyla yemin ettirmeyi iki koşula bağlamıştır: yemin edecek kişinin 'mahkemenin bulunduğu il dışında' oturması ve 'bulunduğu yerde SEGBİS ile yemin icrasının mümkün olmaması'. Dolayısıyla, kişi aynı il sınırları içinde farklı bir ilçede oturuyorsa, davaya bakan mahkemeye bizzat gelmek zorundadır. Bu kişiye istinabe yoluyla değil, doğrudan davayı gören mahkeme tarafından yemin davetiyesi çıkarılması gerekir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin K. 2015/5813 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu şekilde usulsüz bir davetiyeye dayanarak duruşmaya gelmeyen davalının, yeminden kaçındığı ve yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı kabul edilemez. Mahkemenin, usulüne uygun bir yemin davetiyesi tebliğ ettikten sonra sonuca göre karar vermesi gerekir. (Bkz. barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-236-yemin-edecek-kimsenin-mahkemenin-yargi-cevresi-disinda-olmasi.html)