Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre, bir ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesinin, Yargıtay'ın bozma kararına direnirken CMK m. 230 ve 232'ye uygun şekilde 'yeni bir hüküm' kurma zorunluluğu ne anlama gelmektedir? Sadece 'önceki kararda direnilmesine' şeklinde bir karar vermesi yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180602

Hayır, yeterli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun istikrar kazanmış uygulamalarına göre (örn: CGK-K.2022/746), Yargıtay'ın bozma kararıyla birlikte ilk hüküm hukuken tamamen ortadan kalkar ve infaz yeteneğini yitirir. Bu nedenle, mahkemenin bozmaya direnme kararı vermesi durumunda, sadece 'direnilmesine' demekle yetinmesi usule aykırıdır. Mahkeme, CMK'nın 230, 231 ve 232. maddelerine uygun olarak, sanki davayı ilk kez karara bağlıyormuş gibi, tüm unsurlarıyla (gerekçe, hüküm fıkrası, uygulanan kanun maddeleri, ceza miktarı, kanun yolları vb.) tam ve eksiksiz 'yeni bir hüküm' kurmak zorundadır. Kurulan bu yeni hüküm, onandığı takdirde başka bir karara ihtiyaç duyulmaksızın infaza elverişli olmalıdır. Eski hükme atıf yapılarak direnme kararı verilemez. (Bkz. barandogan.av.tr/blog/mevzuat/direnme-karari-ve-yeni-hukum-sayilan-haller.html)