Bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 12/6 açısından geçerli sayılabilmesi ve asıl işverenin, alt işveren işçisinin iş kazasından doğan sorumluluğuna gidilebilmesi için Yargıtay'ın aradığı zorunlu unsurlardan biri olan 'işin, asıl işin bölüm ve eklentilerinde ya da yardımcı işler kapsamında olması' ne anlama gelir? Dokuma fabrikasının ek bina inşaatını bir inşaat firmasına vermesi bu kapsamda mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180584

Yargıtay'ın (örn: 21. Hukuk Dairesi 2014/4883 E. ve 2014/11494 K.) aradığı bu unsur, alt işverene verilen işin, asıl işverenin yürüttüğü mal veya hizmet üretimi süreciyle doğrudan bağlantılı, onu tamamlayıcı veya üretimin zorunlu bir parçası olması gerektiği anlamına gelir. İş, asıl işten tamamen bağımsız bir nitelikte ise, işi alan kişi alt işveren değil, bağımsız bir işveren sayılır ve asıl işverenin müteselsil sorumluluğu doğmaz. Metinde verilen örnekte, dokuma işi yapan bir işverenin, faaliyet konusuyla ilgisi olmayan 'ek bir bina yapımı' işini bir inşaat firmasına vermesi halinde, bu iş asıl işin bir bölümü veya eklentisi sayılmaz. Bu durumda iki bağımsız işveren ilişkisi vardır. Ancak aynı dokuma fabrikasının 'boyama' veya 'temizlik', 'yemek' gibi yardımcı işlerini başka bir firmaya vermesi halinde, bu işler asıl işin tamamlayıcısı olduğu için geçerli bir alt işverenlik ilişkisi kurulmuş olur ve asıl işverenin sorumluluğu doğar. (Bkz. kalemci.av.tr/yargitay-kararlari-isiginda-alt-isverenlik/)