4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d bendi uyarınca işçinin, işverenin başka bir işçisine 'sataşması' nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi için 'sataşma' eyleminin hukuki niteliği ne olmalıdır? İşçinin, amirinin haksız bir işlemi ve tahriki sonucu küfürlü bir serzenişte bulunması ve amirini itmesi her durumda 'sataşma' olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız. (Yargıtay HGK, E. 2019/331, K. 2019/633)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180562

'Sataşma', söz veya fiili tecavüz anlamına gelen bir davranıştır ve işçinin sadakat borcuna aykırılık teşkil eder. Ancak her olumsuz davranış sataşma olarak nitelendirilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2019/331, K. 2019/633 sayılı kararında da görüldüğü gibi, mahkeme olayın bütününü ve tarafların davranışlarını değerlendirir. Somut olayda, işçinin mazereti olmasına rağmen hakkında devamsızlık tutanağı düzenlenmesi şeklindeki amirinin haksız tahriki sonucu söylediği 'a...na koyacağım işinin' şeklindeki küfürlü ifadenin doğrudan amire yönelik olmadığı, bir serzeniş niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Yine, amirini itme eyleminin, tartışmanın yeniden alevlenmesi üzerine 'git başımdan işimi yapayım' şeklinde tepkisel bir hareket olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, eylemin işverene haklı fesih imkanı veren ağırlıkta bir 'sataşma' olmadığına karar verilmiştir. Dolayısıyla, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı değerlendirilirken tahrik, eylemin yöneldiği kişi ve olayın bütünlüğü gibi unsurlar dikkate alınmalıdır.