Ceza yargılamasında, güvenlik kamerası görüntülerine dayanılarak hazırlanan ve şüpheli ile görüntüdeki kişinin '%70 oranında kuvvetle muhtemel aynı kişi' olduğunu belirten bir kriminal laboratuvar raporu, tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, tek başına yeterli kabul edilemez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür olasılığa dayalı ve kesinlik içermeyen bilirkişi raporları, mahkumiyet için tek başına yeterli değildir. (Bkz: Yargıtay 8. Ceza Dairesi - K.2019/12573, Yargıtay 13. Ceza Dairesi - K.2017/9452). Kriminal raporlardaki 'kuvvetle muhtemel', 'muhtemel' gibi ifadeler veya yüzdelik oranlar, kesin bir tespit içermeyip bir kanaat bildirdiğinden 'belirti delili' niteliğindedir. Ceza mahkumiyeti, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu nedenle, 'kuvvetle muhtemel' benzerlik belirten bir rapor, sanığın suçu işlediğine dair başka somut, kesin ve inandırıcı delillerle (örneğin tanık teşhisi, parmak izi, ikrar vb.) desteklenmediği sürece, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince beraat kararı verilmesini gerektirir.