COVID-19 pandemisi gibi tehlikeli bir salgın hastalık durumunda, devletin Anayasa m.17 (vücut bütünlüğü) ve m.20 (özel hayatın gizliliği) ile korunan haklara müdahale ederek zorunlu aşı uygulaması getirmesi, Anayasa m.13 (temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması) ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu çerçevesinde hukuken mümkün müdür? Bu uygulamanın kanuni dayanağı ne olabilir?
Evet, mümkündür. Anayasa'nın 13. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin, kanunla ve Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamak kaydıyla sınırlanabileceğini belirtir. Anayasa m.17 ve m.20/2'de 'genel sağlık' bir sınırlama sebebi olarak açıkça sayılmıştır. Aşı uygulaması vücut bütünlüğüne bir müdahale olsa da, bu müdahale genel sağlığın korunması amacıyla kanuni bir dayanakla yapılabilir. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 72. maddesi, hasta olanlara veya 'hastalığa maruz bulunanlara' aşı zorunluluğu getirilebileceğini düzenler. Pandemi koşullarında, tüm toplumun virüse maruz kaldığı kabul edilebilir. Dolayısıyla, Anayasa'nın 13., 17. ve 20. maddeleri ile 1593 sayılı Kanun'un 72. maddesi bir arada değerlendirildiğinde, genel sağlığı korumak amacıyla, ölçülülük ilkesine uygun olarak kanunla zorunlu aşı uygulaması getirilmesi Anayasa'ya aykırılık teşkil etmez.