Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların 'nafaka talep etmediklerini' beyan etmeleri ve bu şekilde boşanmanın kesinleşmesi, daha sonra yoksulluğa düşen eşin yoksulluk nafakası talep etmesine engel midir?
Hayır, engel değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından feragat edilmiş olması, bu hakkın gelecekte kullanılmasını tamamen ortadan kaldırmaz. Yoksulluk nafakası kamu düzenine ilişkin kabul edildiğinden, feragatin mutlak bir bağlayıcılığı yoktur. Ancak, bu durumda dava açan eşin, boşanma sırasında öngörülemeyen ve sonradan ortaya çıkan olağanüstü bir durum değişikliği (ağır bir hastalık, işten çıkarılma gibi) nedeniyle yoksulluğa düştüğünü ispatlaması gerekir. Eğer boşanma sırasındaki koşullar devam ediyorsa, sırf daha önce feragat ettiği nafakayı istemesi hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Yani, feragate rağmen dava açılabilir, ancak davanın kabulü için 'koşullarda esaslı ve öngörülemez bir değişiklik' olduğunun kanıtlanması şarttır. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/makale/nafaka-hesaplama-motoru.html - 'Nafaka Talebinin Süresinde Olması' bölümünden çıkarım)