Bir sanığın, daha önce TCK m. 267'deki iftira suçundan mahkumiyeti varken, kendisini savunurken tekrar bir iftira suçunu işlemesi, TCK m. 128'deki 'iddia ve savunma dokunulmazluğu'ndan yararlanmasına engel teşkil eder mi?
Tek başına engel teşkil etmez. TCK m. 128'deki dokunulmazlıktan yararlanmanın şartı, sanığın adli sicili değil, ileri sürdüğü isnadın niteliğidir. Eğer sanığın, görülmekte olan davada kendisini savunurken ileri sürdüğü yeni iftira, yine somut bir vakıaya dayanmıyorsa ve uyuşmazlıkla doğrudan bir bağlantısı yoksa, TCK m. 128'in korumasından yararlanamaz. Sanığın daha önce iftira suçundan mahkum olması, onun 'suç işlemekteki ısrarı'nı gösterebilir ve bu durum, yeni suçtan verilecek cezanın TCK m. 61'e göre alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde veya TCK m. 58 uyarınca 'tekerrür' hükümlerinin uygulanmasında bir etken olabilir. Ancak bu durum, TCK m. 128'deki hukuka uygunluk nedeninin varlığını veya yokluğunu tek başına belirlemez. Değerlendirme, her somut olayda ileri sürülen iddianın niteliğine göre yapılır. (İlgili metin: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-121-dilekce-hakkinin-kullanilmasinin-engellenmesi-sucu.html - Karşı Oydan Çıkarım)