Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/2977 E. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde 'usul ve yasaya aykırı hususlar içermesi nedeniyle kararın bozulması için' temyiz yoluna gidildiğini belirtmesi neden yetersiz bulunmuş ve Yargıtay neye karar vermiştir?
Bu ifade yetersiz bulunmuştur çünkü temyiz dilekçesi, hangi hükümlerin (beraat mi, mahkumiyet mi) ve hangi sanıklar hakkında temyiz edildiği konusunda bir açıklık içermemektedir. Bu durum, Yargıtay'ın inceleme yapacağı kapsam konusunda bir 'tereddüt' yaratmaktadır. Mülga CMK m. 295, temyiz nedenlerinin belirtilmesini gerektiriyordu. Bu kadar genel ve soyut bir ifade, kanunun aradığı 'gerekçe gösterme' yükümlülüğünü yerine getirmemektedir. Bu nedenle Yargıtay, dosyayı esastan incelememiş ve bir 'tevdi kararı' ile yerel mahkemeye geri göndermiştir. Kararda, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin hangi hükümlere yönelik olduğunun CMK m. 265 ve 295'e uygun şekilde 'açıklattırılması' ve gerekirse yeniden tebliğname düzenlenerek dosyanın iade edilmesi istenmiştir. (İlgili metin: barandogan.av.tr/.../cmk-madde-295-temyiz-gerekcesi.html)