HMK m. 36/1-d'ye göre, bir hakimin, 'Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması' halinde reddedilebileceği düzenlenmiştir. Bu 'düşmanlık' kavramı nasıl yorumlanmalıdır? Taraflar arasındaki her türlü anlaşmazlık veya gerginlik bu kapsamda mıdır?
Hayır, 'düşmanlık' kavramı dar yorumlanmalıdır. Taraflar arasındaki her türlü basit anlaşmazlık, tartışma veya gerginlik, hakimin reddi için yeterli bir 'düşmanlık' olarak kabul edilemez. Yargıtay içtihatlarına göre buradaki düşmanlığın, hakimin tarafsızlığını ve objektifliğini etkileyecek ciddiyette, kişisel ve husumete dayalı bir nitelik taşıması gerekir. Örneğin, hakim ile taraflardan biri arasında daha önceden görülmüş ve devam eden bir hakaret veya ceza davasının bulunması, aralarında ciddi bir mali anlaşmazlık olması veya toplumsal olarak bilinen bir husumetin varlığı gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Davanın görülmesi sırasında oluşan anlık gerginlikler veya tarafın hakime yönelik eleştirileri, tek başına düşmanlık olarak nitelendirilip reddi hakim sebebi sayılamaz. Aksi takdirde, taraflar kolayca hakimi reddetme yoluna gidebilirlerdi. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/.../idari-yargilama-usulu-kanunu-57-madde-iyuk.html)