TCK m. 97'de düzenlenen terk suçunda, failin 'koruma ve gözetim yükümlülüğü'nün ihlali eyleminin neticesi harekete bitişik bir suç olması, bu suçta 'teşebbüs'ün mümkün olup olmadığı konusunda nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180013

Terk suçu, failin koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaki mağduru kendi haline 'terk etmesiyle' tamamlanan, neticesi harekete bitişik bir 'ihmali suç' ve aynı zamanda bir 'tehlike suçu'dur. Suçun tamamlanması için terk fiilinin icra edilmesi yeterlidir; ayrıca bir zararın doğması gerekmez. Bu niteliği nedeniyle, terk suçunda kural olarak teşebbüs (TCK m. 35) mümkün değildir. Fail, terk etme eylemini gerçekleştirdiği anda suç tamamlanmış olur. Eylemi icra hareketlerine bölmek ve bir kısmını yapıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamak bu suçun yapısı gereği pek olası değildir. Örneğin, fail mağduru bir yere bırakıp ayrıldığı an suç tamamlanmıştır. Bu nedenle metinde de 'Bu özellikleri nedeniyle terk suçu teşebbüse elverişli gözükmemektedir' denilerek bu sonuca işaret edilmiştir. (İlgili metin: avmehmetgenc.com/terk-sucu-ve-cezasi)