Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2008/12572 E. sayılı kararında, yerel mahkemenin hakimin reddi istemini 'süresinde yapılmadığı ve duruşmayı uzatmak amacıyla yapıldığı' gerekçesiyle CMK m. 31 uyarınca geri çevirmesi ve bu karara karşı yapılan itirazın merci tarafından reddedilmesi sonrasında, bu ret kararının hukuki niteliği ne olarak kabul edilmiştir? Bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilebilir mi?
Kararda, CMK m. 31 uyarınca verilen 'geri çevirme' kararına karşı yapılan itiraz üzerine merciin (Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesi) verdiği ret kararının, CMK m. 271/4 uyarınca 'kesin' olduğu belirtilmiştir. Bir kararın kesin olması, o karara karşı olağan kanun yollarına (itiraz, istinaf, temyiz) başvurulamayacağı anlamına gelir. Ancak bu kesinlik, olağanüstü kanun yollarına başvuruyu engellemez. Kanun yararına bozma (CMK m. 309), kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan bir olağanüstü kanun yoludur. Nitekim olayda da bu kesinleşmiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur. Ancak Yargıtay, merciin ret kararından sonra bu karara karşı yapılan ikinci bir itirazı kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını hukuka aykırı bulmuş ve kanun yararına bozma istemini bu yönden kabul ederek Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını bozmuştur. Yani, merciin verdiği ret kararının kendisi değil, bu kesin karara karşı yapılan itirazı kabul eden sonraki karar bozulmuştur. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/.../ceza-muhakemesi-kanunu-28-madde-cmk.html)