Bir davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi durumunda davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği YHGK kararı ile sabittir. Yerel mahkemenin bu karara uymayarak maktu vekalet ücretine hükmetmesi ve bu şekilde 'direnme kararı' vermesi durumunda, bu direnme kararı sadece vekalet ücreti yönünden mi temyiz edilebilir, yoksa davanın esası da yeniden tartışmaya açılır mı?
YHGK'nın 2017/4-3013 E. sayılı kararında bu durum netleşmiştir. Davanın esası (zamanaşımından ret) davacı tarafından temyiz edilmiş ve Özel Daire tarafından reddedilerek kesinleşmiştir. Sadece vekalet ücreti yönü davalı tarafından temyiz edilmiş ve Özel Dairece bozulmuştur. Yerel mahkeme bu bozmaya direnerek yine maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Bu direnme kararını sadece davalı vekili (vekalet ücreti yönünden) temyiz edebilir. Davacının, esası zaten kesinleşmiş olan bir karara karşı verilen direnme kararını temyizde hukuki yararı yoktur. Dolayısıyla, bu aşamada Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen uyuşmazlık, sadece 'direnmeye konu olan vekalet ücretinin nispi mi maktu mu olacağı' hususuyla sınırlıdır. Davanın esası yeniden tartışılamaz. (İlgili metin: zulkufarslan.av.tr/zamanasimi-nedeniyle-davanin-reddi/)