Terk suçunda (TCK m. 97) failin hukuki yükümlülüğü hangi kaynaklardan doğabilir? Bir bakıcının, sözleşme gereği bakmakla yükümlü olduğu yaşlı bir kişiyi terk etmesi ile bir çocuğun, kanunen bakmakla yükümlü olduğu yaşlı annesini terk etmesi arasında suçun oluşumu açısından bir fark var mıdır?
Failin koruma ve gözetim yükümlülüğü iki temel kaynaktan doğabilir: 1) Kanundan doğan yükümlülük: Medeni Kanun uyarınca anne-babanın çocuğuna, çocuğun da muhtaç durumdaki anne-babasına karşı olan bakım yükümlülüğü gibi. 2) Sözleşmeden doğan yükümlülük: Bir bakıcının bakım sözleşmesiyle, bir kreşin çocuk bakım sözleşmesiyle veya bir huzurevinin yaşlı bakım sözleşmesiyle üstlendiği yükümlülükler gibi. Suçun oluşumu açısından bu iki kaynak arasında bir fark yoktur. Her iki durumda da fail, hukuken geçerli bir yükümlülük altındadır. Dolayısıyla, bir bakıcının sözleşmeyle baktığı yaşlıyı terk etmesi de, bir çocuğun kanunen bakmakla yükümlü olduğu annesini terk etmesi de, diğer unsurlar (mağdurun kendini idare edememesi, terk fiili vb.) varsa, TCK m. 97'deki terk suçunu oluşturur. (İlgili metin: avmehmetgenc.com/terk-sucu-ve-cezasi)