Yasak nitelikteki bıçağın, kasten öldürme suçunda kullanılması, failin ceza sorumluluğunu nasıl etkiler? Fail hem kasten öldürme suçundan hem de 6136 sayılı Kanun'a muhalefetten mi cezalandırılır, yoksa başka bir ceza hukuku kurumu mu uygulanır?
Bu durumda TCK m. 42'de düzenlenen 'bileşik (müterakki) suç' kurumu gündeme gelir. Bileşik suç, biri diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olan birden fazla suçun bir araya gelerek tek bir suç oluşturmasıdır. Kasten öldürme suçunun bıçakla işlenmesi, TCK m. 86/3-e (silahla yaralama) yoluyla TCK m. 87/4'teki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamayı, ki bu da ölümle sonuçlanırsa kasten öldürmeyi oluşturur. Silahla işlenmesi, suçun temel halinin bir unsurudur. 6136 sayılı Kanun'a muhalefet (yasak bıçak taşıma) suçu, kasten öldürme suçunun işlenmesi sırasında bir araç suç niteliğindedir ve öldürme suçunun içinde erir (absorbe edilir). Bu nedenle fail, 'non bis in idem' ilkesi gereği, ayrıca 6136 sayılı Kanun'a muhalefetten cezalandırılmaz. Sadece daha ağır olan kasten öldürme suçundan cezalandırılır. YCGK'nın 2014/605 E. sayılı kararındaki olayda silahın ve bıçağın sadece taşınması ele alınmıştır, suçta kullanılması değil. Eğer kullanılsaydı, bileşik suç hükümleri tartışılabilecekti. (İlgili metin: zulkufarslan.av.tr/yasak-bicak-ve-ruhsatsiz-silah-tasima-sucu/)