CMK m. 234 uyarınca duruşmadan haberdar edilmeyen bir mağdurun veya suçtan zarar görenin, bu eksikliğe rağmen kanun yolu hakkını kullanabilmesi için hangi usuli işlem zorunludur? Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin E: 2020/7870 sayılı kararına göre, bu eksiklik temyiz aşamasında fark edilirse Yargıtay nasıl bir karar vermelidir?
Duruşmadan haberdar edilmeyen mağdur veya suçtan zarar görenin kanun yolu hakkını kullanabilmesi için, yargılama sonucunda verilen gerekçeli kararın CMK m. 35/2 uyarınca kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi zorunludur. Tebligat, kişinin davadan haberdar olmasını ve CMK m. 260 uyarınca 'katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören' olarak kanun yoluna başvurma hakkını kullanmasını sağlar. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin anılan kararında belirtildiği gibi, bu eksiklik temyiz aşamasında fark edilirse, Yargıtay dosyayı esastan inceleyip bozma kararı veremez. Çünkü bu, kanun yolu hakkı olan bir tarafın haberi olmadan yargılamanın bir sonraki aşamasının tamamlanması anlamına gelir. Yargıtay'ın yapması gereken, bir 'tevdi kararı' ile dosyayı yerel mahkemeye geri göndermektir. Yerel mahkeme, bu eksikliği gidermek için kararı mağdura tebliğ etmeli, temyiz dilekçesi sunulursa bunu da ekleyerek dosyayı yeniden Yargıtay'a göndermelidir. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-35-madde-cmk/)