TCK m. 121'de düzenlenen 'dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi' suçu ile TCK m. 257'deki 'görevi kötüye kullanma' suçu arasındaki ilişki nedir? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/7283 E. sayılı kararına göre, bir belediye memurunun ruhsat talepli bir dilekçeyi keyfi olarak almaması eylemi hangi suçu oluşturur ve neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179959

Bu iki suç arasında 'özel norm-genel norm' ilişkisi vardır. TCK m. 257'de düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış diğer tüm haksız kamu görevlisi eylemlerini kapsayan 'genel, tali ve tamamlayıcı' bir hükümdür. TCK m. 121 ise, spesifik olarak 'kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi' eylemini düzenleyen 'özel norm' niteliğindedir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) gereğince, bir fiil hem genel hem de özel bir suç tanımına uyuyorsa, fail sadece özel normdan cezalandırılır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin anılan kararında da bu ilke uygulanmıştır. Bir belediye memurunun, hukuki bir neden olmaksızın ruhsat talepli dilekçeyi kabul etmemesi eylemi, doğrudan TCK m. 121'deki özel suç tanımına uymaktadır. Bu nedenle, failin eylemi TCK m. 121'deki 'dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi' suçunu oluşturur. Bu özel suçtan ceza verileceği için, ayrıca genel nitelikteki görevi kötüye kullanma suçundan (TCK m. 257) hüküm kurulamaz. (İlgili metin: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-121-dilekce-hakkinin-kullanilmasinin-engellenmesi-sucu.html)