Bir hükümlünün ilk mahkumiyetinin 'örgüt mensubu suçlu' olması nedeniyle TCK m. 58/9 uyarınca hakkında 'mükerrirlere özgü infaz rejimi' uygulanmış olması, bu hükümlünün daha sonra işleyeceği bir suçtan dolayı hakkında 'ikinci kez tekerrür' hükümlerinin (5275 S.K. m. 108/3) uygulanması için yeterli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını hukuki gerekçeleriyle açıklayınız.
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında (örneğin Yarg. 12. CD, 2023/5235 E.; 10. CD, 2020/13622 E.) vurgulandığı üzere, TCK m. 58/9'un uygulanması ile TCK m. 58/6'daki 'tekerrür' hali farklı hukuki durumlardır. TCK m. 58/9, failin 'mükerrir' olup olmadığına bakmaksızın, işlediği suçun niteliği (örgüt mensubu, itiyadi suçlu vb.) nedeniyle, yani 'özel tehlikelilik' hali gereği, hakkında sadece infaz rejiminin mükerrirler gibi uygulanmasını emreder. Bu, bir 'tekerrür' tespiti veya kararı değildir. 'İkinci kez tekerrür' hükümlerinin uygulanabilmesi için ise, sanık hakkında daha önce işlediği bir suçtan dolayı TCK m. 58/6 koşullarına göre verilmiş ve kesinleşmiş bir 'birinci kez tekerrür' kararının bulunması şarttır. Dolayısıyla, ilk suçun 'özel tehlikeli suçluluk olmasına dayanılarak infaz rejimi belirlenmesi tekerrür sayılamayacağından', bu durum tek başına ikinci suçta 'ikinci kez tekerrür'e yol açmaz. Sanığın ikinci suçunda ancak 'birinci kez tekerrür' hükümleri uygulanabilir. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/orgutten-mahkumiyet-ikinci-kez-tekerrure-sebep-olur-mu)