Bir davanın 'zamanaşımı' nedeniyle reddedilmesi, usul hukuku açısından bir 'dava şartı yokluğundan usulden ret' kararı mıdır, yoksa 'esastan ret' kararı mıdır? Bu ayrımın, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu mu yoksa nispi mi olacağı üzerindeki etkisi nedir? YHGK 2017/4-3013 E. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179956

Bir davanın 'zamanaşımı' nedeniyle reddedilmesi, 'esastan ret' kararıdır; 'dava şartı yokluğundan usulden ret' değildir. YHGK'nın anılan kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. Gerekçe şudur: Zamanaşımı, bir 'dava şartı' değildir. Dava şartları, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için varlığı veya yokluğu re'sen araştırılan usuli koşullardır (görev, yetki, hukuki yarar vb.). Zamanaşımı ise, maddi hukuka ilişkin bir 'defi'dir. Davalı tarafından ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınamaz. Mahkemenin zamanaşımı defini inceleyip davayı reddetmesi, alacağın varlığını ancak ileri sürülebilirliğini yitirdiğini kabul ederek işin esasına ilişkin bir değerlendirme yapması anlamına gelir. Bu ayrımın vekalet ücreti üzerindeki etkisi şudur: Dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilseydi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 7 uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilecekti. Ancak dava zamanaşımından, yani esastan reddedildiği için, tarifenin genel kuralı gereğince dava değeri üzerinden davalı lehine 'nispi vekalet ücretine' hükmedilmesi gerekir. YHGK da bu yönde karar vermiştir. (İlgili metin: zulkufarslan.av.tr/zamanasimi-nedeniyle-davanin-reddi/)