İcra memurunun, haciz mahallinin üçüncü bir kişiye ait olduğunu tespit etmesine ve üçüncü kişinin malların borçluya ait olmadığı yönünde 'istihkak iddiası'nda bulunmasına rağmen, alacaklı vekilinin talebiyle malları muhafaza altına alarak yediemine teslim etmesi hukuka uygun mudur? Bu durumda icra memurunun sorumluluğu ve üçüncü kişinin hakları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179944

Hayır, bu durum hukuka uygun değildir. Haciz mahallinin üçüncü bir kişiye ait olduğu anlaşıldığında ve bu üçüncü kişi malların kendisine ait olduğunu (istihkak) iddia ettiğinde, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 85 ve m. 99'un ruhuna göre icra memurunun kural olarak yapması gereken, malları haczetmek ancak 'muhafaza altına almadan' (kaldırmadan) yerinde bırakmaktır. Alacaklının talebi, icra memuruna açıkça hukuka aykırı bir işlem yapma yetkisi vermez. İcra memurunun bu kurala aykırı olarak malları muhafaza altına alması, görevini kötüye kullanması anlamına gelebilir ve hem disipliner hem de hukuki (tazminat) sorumluluğunu doğurabilir. Bu durumda üçüncü kişinin hakları şunlardır: 1) İİK m. 96 vd. uyarınca icra mahkemesinde 'istihkak davası' açabilir. 2) İcra memurunun hukuka aykırı işlemi nedeniyle uğradığı zararlar için Adalet Bakanlığı aleyhine HMK m. 46 kapsamında tazminat davası açabilir, bu tazminat devlete rücu edilir. 3) İcra memurunun eylemi TCK kapsamında bir suç (görevi kötüye kullanma vb.) oluşturuyorsa, Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunabilir. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/haciz)