Terk suçunda (TCK m. 97) failin amacı ile kasten yaralama (TCK m. 86) veya kasten öldürme (TCK m. 81-82) suçlarındaki amaç arasındaki ayrım nasıl yapılır? Yeni doğan bebeğini çöp konteynerine bırakan bir annenin eylemi, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/4460 K. sayılı kararına göre hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179940

Ayrım, failin kastının neye yönelik olduğuyla yapılır. TCK m. 97'deki terk suçunda failin asıl amacı sadece 'terk etmek', yani koruma ve gözetim yükümlülüğünden kurtulmaktır. Meydana gelen ağır sonuç (yaralanma, ölüm) failin bu temel amacını aşan, en azından taksirle neden olduğu bir sonuçtur. Eğer failin amacı sadece terk etmek değil, bizzat mağdurun yaralanmasını veya ölmesini sağlamak ise, bu durumda eylem artık terk suçu olmaktan çıkar ve doğrudan 'kasten yaralama' veya 'kasten öldürme' suçu olarak nitelendirilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/4460 K. sayılı kararında, yeni doğan bebeğini poşete koyup çöp konteynerine atmak eylemi, 'terk suretiyle' değil, 'aktif hareket olan çöpe atmak suretiyle' işlendiği için terk suçu (TCK m. 97) kapsamında görülmemiştir. Kararda, bu eylemin 'olası öldürme kastıyla' işlendiği, ölüm gerçekleşmediği için kasten yaralama (TCK 86/3-a, 87/1-son) suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu, eylemin pasif bir bırakma değil, ölüme yol açması muhtemel aktif bir hareket olarak değerlendirildiğini gösterir. (İlgili metin: avmehmetgenc.com/terk-sucu-ve-cezasi)