Ceza infaz kurumunda bulunan bir tutukluya veya hükümlüye, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek bir mahkeme kararının tebliği usulü CMK m. 35/3'te nasıl düzenlenmiştir? Bu usule uyulmamasının hukuki sonucu nedir?
CMK m. 35/3, özel bir tebligat usulü öngörmektedir: 'İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.' Bu hüküm, kişinin hukuki durumunu tam olarak anlamasını ve kanun yollarına başvurma hakkını etkin bir şekilde kullanabilmesini sağlamayı amaçlar. Sadece kararın bir örneğinin verilmesi yeterli değildir; cezaevi idaresi tarafından görevlendirilen bir memurun kararı hükümlü/tutukluya okuması ve içeriğini (özellikle başvurabileceği kanun yolu, süresi, mercii ve şekil koşullarını) anlatması gerekir. Bu usule uyulmaması, tebligatın usulsüz yapıldığı anlamına gelir. Usulsüz tebligat, kanun yolu başvuru sürelerini başlatmaz. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/24401 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu usule aykırı yapılan tebligat nedeniyle kanun yolu süresi işlemeyeceğinden, sanığın daha sonra yapacağı temyiz başvurusu süresinde kabul edilmelidir. Mahkemenin, usulüne uygun yeni bir tebligat yaparak süreci yeniden başlatması gerekir. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-35-madde-cmk/)