703 sayılı KHK ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesinde yapılan değişiklikle getirilen rektör atama usulü, Anayasa'nın 130. maddesinin 6. fıkrası karşısında 'normlar hiyerarşisi' ve 'kanunilik' ilkesi açısından neden anayasaya aykırılık tartışması yaratmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179920

Anayasa'nın 130. maddesinin 6. fıkrası, 'Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca ... seçilir ve atanır.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, rektör atama yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğunu ancak bu yetkinin kullanılmasındaki 'usul ve esasların' bir kanunla belirlenmesi gerektiğini emreden bir çerçeve kuraldır. 703 sayılı KHK ile yapılan değişiklik, 2547 sayılı Kanun'un 13. maddesindeki önceki usul ve esasları (öğretim üyelerinin seçimi, YÖK'ün aday listesi sunması vb.) tamamen kaldırarak, 'Devlet ve vakıf üniversitelerine rektör, Cumhurbaşkanınca atanır.' şeklinde yalın bir düzenleme getirmiştir. Bu durum, Anayasa'nın emrettiği 'kanunla usul ve esas belirleme' şartını ortadan kaldırmıştır. Artık rektörün atanmasına ilişkin herhangi bir nitelik, kriter, süreç veya sınırlama kanunda yer almamaktadır. Bu boşluk, Cumhurbaşkanına anayasal çerçevenin dışında, kanunla düzenlenmemiş sınırsız bir takdir yetkisi tanımaktadır. Anayasa'nın 11. maddesi gereği kanunlar Anayasa'ya aykırı olamayacağından (normlar hiyerarşisi), Anayasa'nın açıkça kanunla düzenlenmesini emrettiği bir alanın kanunla düzenlenmemesi veya bu düzenlemenin kaldırılması, Anayasa'ya aykırılık tartışmasını doğurmaktadır. (İlgili metin: sen.av.tr/tr/makale/rektor-atanmasi-usulunun-anayasaya-uygunlugu-sorunu)