YHGK'nın 2017/1513 E. sayılı kararında, boşanma protokolünde iştirak nafakası için belirlenen 'her yıl %20 artış' oranına ilişkin hüküm neden hukuka aykırı bulunmuş ve nasıl bir çözüm benimsenmiştir? Bu müdahalenin hukuki dayanağı nedir?
YHGK, protokolde belirlenen 'her yıl %20 artış' oranını, 'bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın ise fakirleşmesine yol açacak nitelikte' bularak hakkaniyete aykırı görmüştür. Mahkeme, bu tür sabit ve yüksek bir artış oranının, özellikle ilerleyen yıllarda nafaka borçlusunu ekonomik olarak mahvedebileceğini ve nafakanın cezalandırıcı bir nitelik taşıyamayacağını vurgulamıştır. Bu müdahalenin hukuki dayanağı, TMK m. 4'te düzenlenen 'hakkaniyet' ilkesidir. Mahkeme, 'Hâkim; insana, tabiata, gerçeğe, olağana sırt çevirmeden... uyuşmazlığa insan kokusu taşıyan bir çözüm getirmek zorundadır' şeklindeki eski bir Yargıtay kararına atıf yaparak, katı sözleşme hükümlerinin hakkaniyet süzgecinden geçirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Çözüm olarak, dava tarihinden sonraki dönemler için yıllık artış oranının, ekonomik gerçekliği daha doğru yansıtan ÜFE-TÜFE (güncel uygulamada TÜFE) ortalamasına göre belirlenmesinin hakkaniyete daha uygun olduğuna karar vermiştir. Bu, mahkemenin, tarafların iradesine rağmen kamu düzeni ve hakkaniyet gereği sözleşmeye müdahale edebileceğini gösteren önemli bir örnektir. (İlgili metin: zulkufarslan.av.tr/istirak-nafakasinin-azaltilmasi/)