Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/306 E. sayılı kararında, belediye zabıta memuruna karşı işlenen 'görevi yaptırmamak için direnme' (TCK m. 265) suçundan açılan kamu davasına, belediye tüzel kişiliğinin katılması talebi neden reddedilmiştir? Bu kararda 'suçtan doğrudan zarar görme' ilkesi nasıl yorumlanmıştır?
YCGK'nın anılan kararında belediyenin katılma talebi, belediyenin bu suçtan 'doğrudan zarar gören' konumunda olmaması nedeniyle reddedilmiştir. Karara göre, TCK m. 265'te düzenlenen suçla korunan hukuki yarar öncelikle 'kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi' olup, aynı zamanda görevi engellenen kamu görevlisinin 'kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü' de korunmaktadır. Bu suçun mağduru, görevi engellenen kamu görevlisinin kendisidir. Belediye tüzel kişiliği ise bu suçtan ancak 'dolaylı veya muhtemel' bir zarar görebilir. Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, dolaylı veya muhtemel zararlar CMK m. 237 anlamında kamu davasına katılma hakkı vermez. Belediyenin bu suça katılmasını öngören özel bir kanun hükmü de bulunmadığından, belediyenin 'suçtan doğrudan zarar gören' olmadığı sonucuna varılmış ve katılma talebi reddedilmiştir. Bu karar, 'suçtan doğrudan zarar görme' ilkesinin dar ve lafzi yorumlandığını göstermektedir. (İlgili metin: barandogan.av.tr/.../cmk-madde-249-tuzel-kisinin-temsili.html)