Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:2020/144, K:2021/537 sayılı kararında, CMK m. 31 uyarınca 'geri çevirme' kararı verilmesi gereken haller ile CMK m. 27 uyarınca 'esastan ret' kararı verilmesi gereken haller arasındaki ayrım nasıl yorumlanmıştır ve bu ayrımın ihlali hangi usuli sonuca bağlanmıştır?
YCGK'nın anılan kararında, sanığın usulüne uygun olarak, süresinde, sebeplerini ve olgularını belirterek yaptığı reddi hakim talebinin, CMK m. 31'de sayılan geri çevirme koşullarını (süre aşımı, delil göstermeme, uzatma amacı) taşımadığı vurgulanmıştır. Bu durumda, talebin CMK m. 27 uyarınca, reddi istenen hakimin katılmadığı bir müzakere ile esastan incelenip kabul veya reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin bu usule uymayarak, reddi istenen hakimin de katıldığı bir heyetle CMK m. 31'e dayanarak talebi 'geri çevirmesi' hukuka aykırı bulunmuştur. Bu ihlal, CMK m. 29/1'deki 'reddi istenen hâkimin, ret isteği karara bağlanıncaya kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabileceği' yönündeki açık hükme aykırı olarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulmasına yol açtığı için tek başına bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu karar, ret usulünün titizlikle uygulanması gerektiğini ve hakimin tarafsızlığına ilişkin şüphelerin usule uygun şekilde giderilmeden yargılamaya devam edilemeyeceğini göstermektedir. (İlgili metin: kadimhukuk.com.tr/.../ceza-muhakemesi-kanunu-28-madde-cmk.html)