Mülga CMK m. 295 yürürlükteyken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/554 E. sayılı kararında, temyiz nedenlerini bildirmek için öngörülen 7 günlük ek sürenin ilgilisine bildirilmemesinin sonuçları nasıl değerlendirilmiştir? Bu kararın 'hukuk devleti' ve 'öngörülebilirlik' ilkeleri açısından önemini tartışınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/554 E. sayılı kararında, 7 günlük ek süreye ilişkin bildirim yapılmamasını, hukuki bir konuda yargı organlarının farklı sonuçlara varması nedeniyle yasanın 'öngörülebilirlik' ilkesinde sorun yarattığını kabul etmiştir. Kurul, bu durumu özellikle istinaf sisteminin yeni olduğu ilk dönemlerde 'yanılgı hâli' olarak makul görmüştür. Kararda, hukuk devleti olmanın bir gereği olarak, kanun yollarının, sürelerinin ve şekillerinin ilgililere açıkça bildirilmemesi halinde, yasal sürelerin tebligat tarihinden değil 'öğrenme tarihinden' itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda, ilgiliye meşruhatlı tebligatla 7 günlük süre içinde sebep bildirmemesi halinde temyiz talebinin reddedileceği ihtar edilmeden, sunulan gerekçeli dilekçenin süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, şekli kuralların hak arama özgürlüğünü orantısız şekilde kısıtlamasının önüne geçmesi ve yargısal süreçlerde idarenin (mahkemenin) bildirim yükümlülüğünü vurgulaması açısından 'hukuk devleti' ve 'öngörülebilirlik' ilkelerinin somut bir yansımasıdır. (İlgili metin: barandogan.av.tr/.../cmk-madde-295-temyiz-gerekcesi.html)