Anayasa Mahkemesi'nin Bilal Celalettin Şaşmaz kararında, başvurucunun FETÖ/PDY üyeliğinden mahkumiyetine dayanak yapılan eylemlerin (sohbetlere katılma, sendika üyeliği, HTS kayıtları) 'suçların ve cezaların kanuniliği' ilkesini neden ihlal ettiği sonucuna varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179702

AYM, Bilal Celalettin Şaşmaz (2019/20791) kararında, başvurucunun bu eylemleri gerçekleştirdiği tarihlerde FETÖ/PDY'nin bir terör örgütü olduğunu bildiğinin ortaya konulamadığını belirtmiştir. Mahkumiyete dayanak yapılan sohbet, sendika üyeliği gibi faaliyetlerin, örgütün nihai amacını ve yöntemlerini bilerek, örgütsel bir hiyerarşi içinde ve terör örgütüne üye olma bilinciyle yapıldığının somut delillerle ispatlanamadığını vurgulamıştır. Bu nedenle, mahkumiyetin, suçun başvurucu aleyhine 'öngörülemez biçimde genişletici bir yoruma' tabi tutulmasıyla mümkün olduğu ve bunun Anayasa m. 38'deki 'suçların ve cezaların kanuniliği' ilkesini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. (sen.av.tr/tr/makale/anayasa-mahkemesinin-bilal-celalettin-sasmaz-karari)