Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden doğan 'katılma alacağı' davasında zamanaşımı süresi ne kadardır ve bu süre ne zaman işlemeye başlar? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013 tarihli kararı ile bu konudaki içtihat farklılıkları nasıl bir sonuca bağlanmıştır?
Yargıtay daireleri arasında uzun süre farklı görüşler (1 yıl ve 10 yıl) mevcutken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarihli ve 2013/8-375 E., 2013/520 K. sayılı kararıyla içtihat birleştirilmiştir. Bu karara göre; katılma alacağı, boşanmanın fer'isi (eki) niteliğinde bir tazminat veya nafaka değildir; niteliği itibarıyla bir alacak hakkıdır. Bu nedenle TMK m. 178'deki 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi değildir. TMK'da özel bir zamanaşımı süresi düzenlenmediğinden, TMK m. 5'in atfıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki '10 yıllık' genel zamanaşımı süresi uygulanır. Bu 10 yıllık süre, mal rejimini sona erdiren 'boşanma kararının kesinleştiği tarihten' itibaren işlemeye başlar.