Kamu görevlisinin, kamulaştırma kararı olmaksızın veya malikin rızasını almadan, bir vatandaşın arazisinden yol geçirmesi veya ağaçlarını kesmesi eylemi, TCK'da hangi suçları oluşturabilir? Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararlarında TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma) suçunun bu tür eylemler karşısındaki niteliği nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179325

Bu eylem, birden fazla suçu oluşturabilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/2567 K. ve 2017/2534 K. gibi emsal kararlarında, TCK m. 257'de düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun 'genel, tali ve tamamlayıcı' bir hüküm olduğu vurgulanmaktadır. Bu ilke gereğince, eğer eylem kanunda özel olarak başka bir suç tanımına uyuyorsa, o özel suçtan ceza verilir, genel nitelikteki görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmez. Somut olayda, kamu görevlisinin eylemi, duruma göre şu suçları oluşturabilir: 1) TCK m. 261 (Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf): Kanunlara aykırı olarak kişilerin taşınmaz malı üzerinde zorla tasarrufta bulunma. 2) TCK m. 154/1 (Hakkı Olmayan Yere Tecavüz): Başkasının zilyedinde bulunan araziye tecavüz etme. 3) TCK m. 151/1 veya 152/1-c (Mala Zarar Verme): Özellikle ağaçların kesilmesi durumunda bu suç gündeme gelir. Yargıtay, bu tür olaylarda öncelikle bu özel suçların oluşup oluşmadığının Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, bu suçlar oluşmuyorsa görevi kötüye kullanma suçunun düşünülebileceğini belirtmektedir.