Bir inanç sözleşmesi iddiasının ispatı için, davacının kendi banka hesabından yüklü miktarda para çekmesi ve bu paranın çekildiği tarihe yakın bir tarihte davalının dava konusu taşınmazı satın almış olması, tek başına 'delil başlangıcı' sayılır mı? Yargıtay'ın bu konudaki değerlendirmesi nasıldır?
Hayır, tek başına delil başlangıcı sayılmaz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/3720 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'delil başlangıcı' sayılacak belgenin, **karşı taraftan (inanılan) sadır olması**, yani onun tarafından verilmiş veya yazılmış olması gerekir. Davacının kendi banka hesabından para çekmesi, tek taraflı bir işlemdir ve davalı ile bir bağlantı kurmaz. Davacının çektiği parayı başka amaçlarla da kullanmış olması mümkündür. Bu nedenle, davacının kendi eylemine dayanan bu tür bir belge, davalının iradesini yansıtmadığı için HMK m. 202 anlamında bir delil başlangıcı olarak kabul edilmez ve tanıkla ispat yasağını ortadan kaldırmaz.