Bir ceza davasının yaklaşık 10 yıl sürmesi, Anayasa Mahkemesi açısından tek başına makul sürede yargılanma hakkının ihlali için yeterli bir gösterge midir? Başvurucunun kendi tutumunun bu sürece etkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #179088

Bir davanın 10 yıl gibi uzun bir süre devam etmesi, Anayasa Mahkemesi açısından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair çok kuvvetli bir karinedir. Ancak bu tek başına mutlak bir gösterge değildir. AYM, sürenin makul olup olmadığını değerlendirirken başvurucunun kendi tutumunu da inceler. Eğer yargılamanın uzaması, büyük ölçüde başvurucunun kendisinin veya vekilinin usuli haklarını kötüye kullanması, sürekli mazeretler sunarak duruşmaları erteletmesi, delilleri geç sunması gibi eylemlerinden kaynaklanıyorsa, AYM bu durumu dikkate alarak ihlal olmadığına karar verebilir. Ancak, somut olayda yargılamanın uzamasında başvurucuya atfedilebilecek önemli bir kusur yoksa, 10 yıllık bir süre (özellikle karmaşık olmayan bir davada) neredeyse her zaman makul sürenin aşıldığı ve hakkın ihlal edildiği şeklinde yorumlanır.