Suçluyu kayırma (TCK m. 283) suçu ile suça iştirak (TCK m. 37-41) arasındaki temel ayrım noktası nedir? Suç işlendikten sonra yardımda bulunma vaadi, hangi kapsamda değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178985

Temel ayrım noktası, yardım veya destek eyleminin zamanlamasıdır. Suça iştirak (şeriklik), suçun işlenmesinden önce (azmettirme) veya suçun icrası sırasında (yardım etme) gerçekleşebilir. Suçluyu kayırma suçu ise, asıl suç **tamamlandıktan sonra** devreye girer ve failin yakalanmasını, yargılanmasını veya cezasının infazını engellemeye yönelik eylemleri kapsar. Dolayısıyla, tamamlanmış bir suça iştirak mümkün değildir; bu aşamadaki eylemler suçluyu kayırma suçunu oluşturur. Ancak, TCK m. 39/2-a'da düzenlenen 'suç işlendikten sonra yardımda bulunacağını vaat ederek' bir suça iştirak (manevi yardım) özel bir durumdur. Burada vaat, suç işlenmeden önce veya işlenirken verildiği için, bu vaade güvenerek suçu işleyen faili cesaretlendirdiğinden, eylem suçluyu kayırma değil, asıl suça iştirak olarak cezalandırılır.