CMK m. 109/4'te, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüpheli/sanık için tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Oysa Ceza İnfaz Kanunu m. 16/4, doğum yapan kadın hükümlünün cezasının infazının 'bir yıl altı ay' süreyle geri bırakılacağını öngörmektedir. Bu iki düzenleme arasındaki fark, Anayasa'nın hangi ilkesi açısından bir sorun teşkil edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178976

Bu iki düzenleme arasındaki süre farkı (tutuklu için 6 ay, hükümlü için 1.5 yıl), Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen **eşitlik ilkesi** açısından bir sorun teşkil edebilir. Her ikisi de özgürlüğünden mahrum bırakılmış ve yeni doğum yapmış olan iki kadından, sadece hukuki statüleri (hükümlü/tutuklu) farklı olduğu için, çocuğun üstün yararı ve anne-çocuk sağlığı gibi ortak gerekçelere dayanan bir tedbirden farklı sürelerle yararlanmaları, makul ve haklı bir nedene dayanmayan bir ayrımcılık olarak yorumlanabilir. Metinde de bu duruma dikkat çekilerek, CMK m. 109/4 düzenlenirken CİK m. 16/4'teki sürenin gözetilerek paralel bir düzenleme yapılmasının daha isabetli olacağı savunulmuştur. Bu farklılık, masumiyet karinesi gereği henüz suçluluğu sabit olmayan tutuklunun, suçluluğu sabit olan hükümlüden daha aleyhe bir durumda kalmasına neden olmaktadır.