Taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin bir inanç sözleşmesinin geçerliliği ve ispatı konusunda Yargıtay'ın temel aldığı 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın temel prensipleri nelerdir? Bu tür bir sözleşmenin yazılı delille ispatı zorunlu mudur ve yazılı delil yoksa başka ispat araçları kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178944

05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı YİBK, taşınmazlara ilişkin inançlı işlem iddialarının dinlenebilir olduğuna ve ispatına dair temel prensipleri belirlemiştir. Bu karara göre, inanç sözleşmesine dayalı iddialar, tarafların imzalarını taşıyan adi yazılı bir belge ile ispatlanabilir. Bu yazılı delil, tapudaki resmi işlemin aksini iddia etmeye olanak tanıyan bir istisnadır. Bu yazılı delil, bir ispat şartıdır. Ancak Yargıtay uygulaması, bu kuralı yumuşatarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın varlığına delalet eden ve karşı taraftan (inanılan) sadır olmuş bir 'delil başlangıcı' (örneğin imzalanmamış bir mektup, parafli bir belge) varsa, inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini kabul etmektedir (HMK m. 202). Yazılı delil veya delil başlangıcı yoksa, iddia ancak ikrar veya yemin gibi kesin delillerle ispatlanabilir.