Anayasa Mahkemesi'nin 'adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi'ni (AYM 10) yorumlarken, 'hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu' olduğu ve 'ayrı hukuksal durumların farklı kurallara bağlı tutulabileceği' yaklaşımını, Danıştay üyelerinin görevden alınması ve Danıştay başkanı/başsavcısı gibi yöneticilerin görevlerinin devam etmesi örneği üzerinden analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178813

Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan 'kanun önünde eşitlik ilkesi'nin, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu olduğunu belirtir ( Madde IV, paragraf 26 (AYM K. paragraf 176)). Bu ilke, eylemli değil, hukuksal eşitliği öngörür. Amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmasını sağlamak ve ayrım yapılmasını önlemektir. Ancak, durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa, eşitlik ilkesi zedelenmez. Danıştay üyelerinin görevden alınması ve Danıştay başkanı, başsavcısı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının görevlerinin devam etmesi örneğinde, başvurucu eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir ( Madde V, paragraf 29). Ancak Anayasa Mahkemesi, bu kişilerin 'farklı bir statüde' bulunduklarını kabul etmiştir ( Madde V, paragraf 34). Mahkeme, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının görev sürelerinin Anayasa'da dört yıl olarak öngörülmüş olmasını, bu kişilerin görevlerini Anayasa'da öngörülen süre boyunca sürdürmelerine imkan sağlamak amacıyla Danıştay üyeliği sona erecek kişiler kapsamı dışında tutulmalarının Anayasa'ya aykırılık teşkil etmediği sonucuna varmıştır ( Madde IV, paragraf 26 (AYM K. paragraf 172, 173)). Bu durum, yöneticilik pozisyonlarının ve Anayasal olarak belirlenmiş görev sürelerinin, 'ayrı hukuksal durumlar' olarak kabul edilerek farklı bir düzenlemeye tabi tutulmasının eşitlik ilkesini ihlal etmediği anlamına gelir.