TCK Madde 61'de temel cezanın belirlenmesinde kullanılan 'suçun işleniş biçimi' (61/1-a) kriterini, 'kasten yaralama' suçunda 'silah' kullanılması ve 'hayati tehlike geçirme' gibi durumlar üzerinden açıklayınız. Yargıtay'ın bu tür durumlarda cezanın alt sınırdan 'daha fazla oranda uzaklaşılması' gerektiği yönündeki yaklaşımını değerlendiriniz.
TCK Madde 61/1-a, temel cezanın belirlenmesinde 'suçun işleniş biçimini' bir kriter olarak öngörür. Bu kriter, fiilin nasıl gerçekleştirildiği, ne kadar tehlike arz ettiği veya mağdura ne denli zarar verdiği gibi unsurları kapsar. 'Kasten yaralama' suçunda, işleniş biçimi, cezanın ağırlığını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür. Yargıtay içtihadı (örn: Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2015/31145 E., 2016/14055 K. sayılı kararı), bu kriterin somut uygulamalarını ortaya koymuştur. Karara göre, jandarma görevlisini trafik kontrolü sırasında 'silahtan sayılan' aracıyla çarparak yaralama ve mağdurun 'hayati tehlike geçirmesi' ile 'vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını müştereken ağır derecede etkilemesi' gibi durumlar, suçun işleniş biçiminin ve meydana gelen zararın ağırlığının artırılmasına gerekçe oluşturur (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-61-cezanin-belirlenmesi.html, Yargıtay 3. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/31145 Karar: 2016/14055). Bu gibi hallerde, TCK 61 ve 3. maddelerindeki 'orantılılık ilkesi' gereği, hâkimin alt sınırdan 'daha fazla oranda uzaklaşarak' ceza tayin etmesi gerektiği belirtilmiştir. Yani, suçun basit şekli için öngörülen ceza aralığında dahi, fiilin niteliği ve sonuçları göz önüne alındığında, cezanın alt sınıra yakın belirlenmesi ceza adaletiyle bağdaşmayabilir. Yargıtay, bu tür durumlarda cezanın somut fiilin ağırlığını yansıtmasını ve caydırıcılık amacını da gözetecek şekilde artırım yapılmasını beklemektedir.