Anayasa Mahkemesi'nin Danıştay üyelerinin görev sürelerinin kanunla sınırlandırılmasını (on iki yıl) Anayasa'ya uygun bulurken, 'yüksek mahkeme üyelerinin belirli aralıklarla değişmesinin içtihatların yeni bir bakış açısıyla değerlendirilerek sürekli gelişmesine ve toplumun ihtiyaçlarına daha fazla cevap vermesine imkân sağlayacağı' gerekçesini nasıl yorumlamıştır? Bu gerekçenin 'yargı bağımsızlığı' ilkesiyle olası gerilimini tartışınız.
Anayasa Mahkemesi, Danıştay üyelerinin görev süresinin on iki yıl ile sınırlandırılmasını (6723 sayılı Kanun) Anayasa'ya uygun bulurken, bunun kamu yararı taşıyan bir düzenleme olduğunu belirtmiştir ( Madde IV, paragraf 26 (AYM K. paragraf 42)). Mahkeme, gerekçesinde şu hususları vurgulamıştır: 'Yüksek mahkeme üyelerinin belirli aralıklarla değişmesinin içtihatların yeni bir bakış açısıyla değerlendirilerek sürekli gelişmesine ve toplumun ihtiyaçlarına daha fazla cevap vermesine, üyelerin sürekli kendilerini yenilemelerine ve geliştirmelerine, yüksek mahkeme üyelerinin bilgi ve tecrübelerini istinaf ve ilk derece yargı mercilerine aktarmalarına imkân sağlayacağı.' Bu, yargı sisteminin dinamizmini, güncel gelişmelere uyumunu ve tecrübe aktarımını sağlamayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Bu gerekçenin 'yargı bağımsızlığı' ilkesiyle olası bir gerilimi, görev süresi sınırlamasının, hâkimlerin karar verme süreçlerinde siyasi baskı veya atanacakları yeni görevin endişesiyle hareket etme riskini taşıyıp taşımadığı noktasında ortaya çıkabilir. Yargı bağımsızlığı, hâkimin çekinmeden, dış etkilerden uzak ve vicdani kanaatine göre karar vermesini gerektirir. Ancak, AYM çoğunluğu, on iki yıllık görev süresinin hâkimlerin vicdani kanaatlerine göre hüküm vermelerine engel olmadığını, aksine yargılamaya olumsuz etkisi olmadığını belirtmiştir ( Madde IV, paragraf 26 (AYM K. paragraf 37)). Buradaki denge, bir yandan yargının yenilenme ve güncel kalma ihtiyacı, diğer yandan hâkimlerin görev güvencesi ve tarafsızlıklarının korunması arasında kurulmaya çalışılmıştır. Karşıoy gerekçeleri ise bu dengeyi eleştirmekte ve güvenceyi zedelediğini savunmaktadır.