TCK Madde 226/4'te düzenlenen 'şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin ürünlerin bulundurulması' suçunun 'mutlak yasak' niteliğini ve bu yasağın 'genel ahlak'ın korunmasındaki rolünü açıklayınız. Yargıtay'ın bu tür ürünlerin 'arz ve talebinin önüne geçilmesi' amacını nasıl değerlendirdiğini belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178797

TCK Madde 226/4, şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünlerin üretilmesi, ülkeye sokulması, satışı, nakli, depolanması, başkalarının kullanımına sunulması veya bulundurulması fiillerini suç olarak tanımlar. Bu hükümle, belirtilen içerikte olan ürünler açısından 'mutlak bir yasak' getirilmiştir (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-226-mustehcenlik-sucu.html, TCK 226 Gerekçesi, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/461). Bu 'mutlak yasak', söz konusu içeriğin hiçbir koşulda hukuken meşru görülmediği ve istisnasız olarak yasaklandığı anlamına gelir. Yasak, bu tür ürünlerin en ağır biçimdeki cinsel sapkınlıkları (parafili) içermesi ve insan onurunu derinden zedeleyici nitelikte olmasından kaynaklanır. Amacı, genel ahlakın korunmasıdır; ancak bu, sadece müstehcenliğin yayılmasını engellemekten öte, toplumsal değerlerin ve insanlık vasfının temelini oluşturan edep, haya ve saygınlık anlayışının korunmasını hedefler. Yargıtay, bu hükümle, belirtilen müstehcen ürünlerin 'arz ve talebinin önüne geçilerek genel ahlakın korunmasının hedeflendiğini' vurgulamıştır (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-226-mustehcenlik-sucu.html, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/461). Yani, sadece bu tür içeriklerin yayılması değil, bunların üretilmesi ve hatta kişisel amaçla dahi olsa bulundurulması, toplumsal değerlere karşı bir saldırı olarak görülerek cezalandırılmaktadır. Bu, yasa koyucunun bu konudaki sıfır tolerans politikasını yansıtır.