Anayasa Mahkemesi'nin, yargının yeniden yapılandırılması kapsamında Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görevlerine kanunla son verilmesini 'meşru amaç' açısından değerlendirirken, 'içtihat mahkemesi' olma işlevine dönüşüm hedefini nasıl yorumladığını açıklayınız. Bu hedefin, 'adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi' ile ilişkisini tartışınız.
Anayasa Mahkemesi, 6723 sayılı Kanun'la Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görevlerine son verilmesinin 'meşru amaç' taşıdığını kabul etmiştir ( Madde V, paragraf 76). Bu meşru amacın temelinde, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle iş yükü büyük oranda azalacak olan Yargıtay ve Danıştay'ın 'gerçek anlamda içtihat mahkemesi hâline getirilmesi' hedefi bulunmaktadır ( Madde IV, paragraf 26 (AYM K. paragraf 149, 154)). 'İçtihat mahkemesi' olma işlevi, yüksek mahkemelerin somut olay denetiminden ziyade, hukuki kuralların yorumunda ve uygulanmasında birliği sağlamasını, içtihatları geliştirerek hukukun üstünlüğünü ve hukuki güvenliği güçlendirmesini ifade eder. Bu hedef, doğrudan 'adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi' (Anayasa m. 10, TCK m. 3) ile ilişkilidir. Zira içtihat birliği, benzer hukuki durumlarda benzer kararların verilmesini sağlayarak, vatandaşların kanun karşısında eşit işlem görmesini ve yargılama sonuçlarını öngörebilmesini temin eder. İş yükü nedeniyle bu işlevi yeterince yerine getiremeyen yüksek mahkemelerin yeniden yapılandırılması, yargı sisteminin etkinliğini ve adalet anlayışını güçlendirme amacına hizmet eder. AYM, bu amacın kamu yararını gözettiğini ve özel çıkarların gözetilmediğini belirtmiştir ( Madde IV, paragraf 26 (AYM K. paragraf 42, 166)).