TCK Madde 61'e göre, temel cezanın belirlenmesinde 'sanığın suç işlemek konusundaki kararlılığı' gibi hususların gerekçe olarak kullanılması, TCK 3/1'deki orantılılık ilkesi ve 61. maddedeki kriterler açısından nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu tür soyut ve failin iç dünyasına ilişkin ibarelerin yeterli gerekçe olup olmadığına dair yaklaşımını açıklayınız.
TCK Madde 61/1, temel cezanın belirlenmesinde somut olayla ilgili objektif kriterleri (suçun işleniş biçimi, araçları, zamanı, yeri, konusu, zararı/tehlikesi, kusurun ağırlığı, amaç ve saik) sayar. TCK 3/1 ise 'fiilin ağırlığıyla orantılı ceza' ilkesini vurgular. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (örn: Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2015/12073 E., 2018/4009 K. ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/622 K.), 'sanığın suç işlemek konusundaki kararlılığı' gibi ifadeler, soyut ve failin iç dünyasına ilişkin değerlendirmelerdir. Bu tür ibarelerin, somut olaydaki hukuka aykırılığın derecesini ve fiilin ağırlığını açıklayan, denetime olanak verecek somut olgularla desteklenmedikçe, alt sınırdan uzaklaşmak için yeterli gerekçe olarak kabul edilmemesi gerekir (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-61-cezanin-belirlenmesi.html, YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/12073 Karar: 2018/4009). Bu tür gerekçeler, hâkimin takdir yetkisini keyfi kullanmasının önüne geçmek ve cezanın somut fiilin ağırlığına uygunluğunu sağlamak amacıyla Yargıtay tarafından yakından denetlenir. Yargıtay, hâkimlerin TCK 61/1'deki kriterleri somut olayın niteliğine göre irdelenmesini ve bu hususların karar yerinde açıkça gösterilmesini şart koşar.