Anayasa Mahkemesi'nin 'kanunilik' ilkesi bağlamında, kanunların 'genel ve soyut' olması gerekliliğine rağmen, belirli kadrolarda görev yapan kamu görevlilerinin görevlerinin sona erdirilmesini öngören kanuni düzenlemeleri neden Anayasaya aykırı bulmadığını, bu konuda 'bireysel nitelikte bir yürütme işlemi tesis edilmeyip, aksine genel ve soyut bir kural getirilmesi' tespitini açıklayınız. AYM'nin daha önceki benzer kararlarıyla (örn: Bayındırlık ve İskân Bakanlığı kararı) kıyaslama yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178780

Anayasa Mahkemesi, hukuk devleti ilkesinin kanunların genel ve soyut olmasını gerektirdiğini kabul etmekle birlikte, bu ilkenin mutlak olmadığını belirtmiştir. Mahkeme, belirli kadrolarda görev yapan kamu görevlilerinin görevlerinin sona erdirilmesini öngören kanuni düzenlemeleri incelerken (örn: Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devri sonrası yapılan düzenleme), bu tür düzenlemelerin 'bireysel nitelikte bir yürütme işlemi tesis edilmeyip, aksine genel ve soyut bir kural getirdiği'ni vurgulamıştır ( Madde V, paragraf 69, AYM, E.2011/100, K.2012/191). AYM'ye göre, 'soyut bir kuralın gerçekte tek bir kişiyi ya da sınırlı sayıda kişiyi ilgilendiriyor olması onun soyut niteliğini ortadan kaldırmaz.' Bireysel bir işlemden söz edebilmek için 'somut olarak bir kişinin hukuki durumunda değişiklik yapan bir irade açıklamasının bulunması' gerekir. Kanunla yapılan düzenlemelerde ise, belirtilen kadrolarda görev yapan tüm kişilerin hukuki durumları düzenlemenin sonucundan etkilenmekle birlikte, bu, kuralın genel ve soyut niteliğini değiştirmez. Bu tür düzenlemelerin dayanağı, yargıdaki yapısal değişiklik gibi hukuki ve fiilî zorunluluklardır ( Madde V, paragraf 70, 71). Dolayısıyla, Danıştay üyelerinin görevine son verilmesine ilişkin düzenleme de, genel ve soyut bir kural olarak kabul edilmiş ve bu nedenle kanunilik ilkesine aykırı bulunmamıştır.