TCK Madde 226'da yer alan 'müstehcenlik' kavramının normatif niteliğini ve toplumdan topluma değişen yapısını tartışınız. Bu kavramın yargısal uygulamada objektif olarak belirlenmesinde hangi ölçütler esas alınmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178765

TCK Madde 226'da yer alan 'müstehcenlik' kavramı, Türk Dil Kurumu'na göre 'açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız' olarak tanımlanır (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-226-mustehcenlik-sucu.html, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2015/66). Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/461 K. sayılı kararına göre, müstehcenlik 'normatif' bir kavramdır. Yani, içeriği toplumsal değer yargılarına göre değişebilir ve toplumdan topluma, hatta aynı toplum içinde zamanla farklılaşabilir. Bu değişkenliğe rağmen, yargısal uygulamada kavramın objektif olarak belirlenmesi gerekliliği vurgulanır. Bu belirlemede, toplumun belli bir kesiminde kabul edilen değer yargıları değil, 'toplumun genelinin ve demokratik toplum düzenine ilişkin davranış kurallarının' esas alınması gerekir. Suça konu ürünün toplumun ortak edep ve ahlak temizliğine yönelik açık bir saldırı niteliğinde olup olmadığı, özellikle çocukların bu davranışın zararlı etkilerinden korunması gerekip gerekmediği tespit edilip objektif olarak müstehcen olup olmadığı belirlenmelidir (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-226-mustehcenlik-sucu.html, TCK Madde 226 Gerekçesi, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2015/66, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/461). Bu yaklaşım, çoğunluğun ahlak anlayışının toplum geneline dayatılması riskini azaltmayı amaçlar.