TCK Madde 226/5'te düzenlenen suçun konusunu oluşturan ürünlerin, TCK 226/3 ve 226/4 kapsamına giren 'mutlak yasak' niteliği taşımasının hukuki sonuçları nelerdir? Bu mutlak yasağın, basın ve yayın yoluyla yayımlanmasına aracılık edilmesi fiilinin ceza hukukundaki karşılığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178761

TCK Madde 226/5, TCK 226/3 (çocukların kullanıldığı müstehcen ürünler) ve TCK 226/4 (şiddet, hayvanlar, ölü insan bedeni veya doğal olmayan yoldan cinsel davranışlar içeren ürünler) fıkralarındaki ürünlerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması veya yayınlanmasına aracılık edilmesini ayrı bir suç olarak düzenlemektedir. Bu ürünler, TCK Madde 226/4 gerekçesinde de belirtildiği üzere 'mutlak bir yasak' kapsamına girer (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-226-mustehcenlik-sucu.html, TCK 226 Gerekçesi, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/461). Bu 'mutlak yasak' niteliği, söz konusu içeriklerin hiçbir şekilde (bilimsel, sanatsal veya edebi değeri olsa dahi) meşruiyet kazanmadığı ve bunların üretimi, bulundurulması veya yayılması gibi eylemlerin ağır şekilde cezalandırıldığı anlamına gelir. TCK 226/5, bu mutlak yasaklı ürünlerin 'basın ve yayın yoluyla' veya 'çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayarak' yayılmasına aracılık etmeyi, 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırarak, diğer müstehcenlik suçlarına göre daha ağır bir yaptırım öngörmüştür. Bu ağırlaştırma, kamunun genel ahlakının ve özellikle çocukların korunması amacıyla, bu tür içeriklerin geniş kitlelere ulaşmasının önlenmesindeki toplumsal hassasiyeti yansıtır.